Türk Gazeteciler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Gazeteciler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2017 Cuma

Abdullah Muradoğlu

Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü mezunu. 15 yıldan uzun zamandır basın camiasının içinde yer aldı. 

1997 yılından bu yana Yeni Şafak Gazetesi Haber Merkezi'nde özel haberler, dizi yazıları, araştırma yazıları, röportajlar, tarih sayfaları ve köşe yazıları yazdı. 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2004 Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Röportaj Dalı'nda ödüle layık görüldü. Biyografi alanında dört kitap yayınladı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli görevler üstlendi.

ESERLERİ:
* Garihi Öldüren Şiir

9 Kasım 2017 Perşembe

Abdi İpekçi

1929 senesinde İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı.

Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi, Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu.

1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında kimliği meçhul kişi ya da kişiler tarafından öldürüldü.

ESERLERİ

  • Afrika (1955),
  • İhtilalin Iç Yüzü (Ö. S. Coşar'la birlikte, 1965),
  • İnönü Atatürk'ü Anlatıyor (1968),
  • Liderler Diyor ki (1969),
  • Dünyanın Dört Bucağından (1971),
  • Başbakan Ecevit'le Sohbet (1974),
  • Anayasa, Yasalar, Devlet (1982),
  • Banş, Demokrasi, Ôzgürlük (1982), Sadun Tanju/ Eski
  • Dostlar (Ara Güler'in fotoğraflarıyla, 2002).

8 Haziran 2017 Perşembe

Senai Demirci

1964’te Samsun’un Terme ilçesinde doğdu. Samsun’da başladığı tıp öğrenimini İstanbul’da sürdürdü ve 1990 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi.

Sağlık Ocağı, Yaşama Gücü ve Yürüyüşler adlı TV programlarının yapımcılığı ve sunuculuğunun yanı sıra çeşitli radyo programları yaptı. Ev akademisi seminerleri verdi. Çeşitli sağlık kuruluşlarında kalite ve kurumsal iletişim müdürlüğü görevlerinde bulundu.

Halen Dr. Senai Demirci Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde hizmet vermektedir. Çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanan denemeleri dışında telif ve tercüme birçok eseri bulunmaktadır.

Merdan Yanardağ

İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbul'da tamamladı. Çağlayan Lisesi ve UTİA Siyasal Bilimler Fakültesi mezunu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde "Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi" alanında yüksek lisans (master) yaptı. Gazeteci. Mesleğe 1985 yılında Günaydın gazetesinde muhabir olarak basladı.

Ardından sırasıyla Sabah, Günes, Gündem, Aydınlık (günlük) gazetelerinde muhabir, editör, haber müdürü, yazıisleri müdürü, genel yayın koordinatörü olarak çalıstı. Haftalık Söz dergisinde genel yayın yönetmenliği yaptı.

HBB, Kanal E (CNBC-E), ATV, Kanal 6 ve Expochannel televizyonlarında editör, programcı, haber müdürü/koordinatörü, genel yayın yönetmeni ve genel müdür olarak çalıstı. Bianet internet sitesinde 2 yıl boyunca haftalık makale yazarlığı yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Bölge Sekreterliği (1989-1991) görevini yürüttü.

Yazarın,
* Türk Siyasal Yasamında Kadro Hareketi (Yalçın Yayınları, 1988),
* Avrupa Birliği ve Sosyalistler / ortak kitap (Ütopya Yayınları, 2000),
* MHP Değisti mi? / Ülkücü Hareketin Analitik Tarihi (Gendas Yayınları, 2002),
* Milliyetçilik Fasizm ve MHP / ortak kitap (Aykırı Yayınları, 2002)
* Yeni Muhafazakarlar / Ne-o-Cons (Çivi Yazıları, 2004) ve
* Türkiye Nasıl Kusatıldı? / Fethullah Gülen Hareketinin Perde Arkası (Siyah Beyaz Kitap, 2006, 9. Baskı) isimli kitapları bulunuyor.

Yazarın çesitli dergilerde ve gazetelerde 100'ü askın makalesi ve inceleme yazısı yayımlandı. Kanaltürk'ün kurulus çalısmalarına (2004) katılan Merdan Yanardağ, diğer görevlerinin yanı sıra halen bu televizyon kanalında "5. Boyut" isimli haber-analiz programını yapıyor

Aydın Boysan

Aydın Boysan, İstanbul doğumlu olmasına karşın aslen Rizelidir. Öğretmen Nevreste Hanım ile muhasebeci Esat Boysan’ın oğludur.

1939 yılında Pertevniyal Lisesi'ni, 1945’te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin Mimarlık Bölümü’nü) bitirdi. Mesleğini 1999’a kadar ara vermeden sürdürdü. Türkiye Mimarlar Odası’nın kurucuları arasında yer aldı; yönetim kurulu üyesi, ilk genel sekreteri ve İstanbul şube başkanı oldu. 1945 yılında başladığı mimarlık mesleğine 2000 yılına kadar fiilen devam eden Aydın Boysan, mimar olarak çalıştığı 55 yıl boyunca 1.5 milyon metrekare bina tasarlamıştır.

1957-1972 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde ders verdi. Ulusal ve uluslararası mimarlık yarışmalarında ödüller kazandı. Kendi kitaplarını basmak için Bas Yayınları’nı kurdu. Aralıksız olarak on yıl Hürriyet ve üç yıl Akşam gazetelerinde köşe yazıları yazdı.

Aydın Boysan ünlü rakı yudumlama ritüelinde bütün tiryakilere örnek olacak bir metodoloji sergiler. Ona göre rakının hazzını artırmak için adım adım şöyle bir yol izlenmelidir:

"Bardağa ya da adı kadeh ise, ona, önce rakı dökülmez, önce soğuk su sonra soğuk rakı dökülür. İyi karışma böyle sağlanır. Böylece içmeye ciddi olarak hazırlanmış kadeh, önce ağza götürülmez, burna götürülerek koklanır. Derin nefes çekilir.

Daha sonra demci, arkasına yaslanarak bardağı ağzına yavaşça yaklaştırır ve önce mutlaka yarım yudum alıp hemen yutmaz... Ağzında yavaşça dolaştırıp, dişleri arasından ciğerlerine hava çeker. Amaç, mideden önce akciğerlerin de şölenden nasibini almasını sağlamaktır.

Alınacak ikinci yarım yudumdan sonra arkaya yaslanarak kafa hafiften yukarı kaldırılır, bütün yudum çok yavaş ve kibarca yutulur. Yutar yutmaz da oturulan yerde, helezoni olarak yavaşça sallanılır. Bu hareketin ciddi amacı, rakının mide borusundan helezoni olarak inmesini sağlamak, yani yolunu uzatmaktır. Bu hareket, fizik kanunlarının bir gereğidir.

Çünkü Bektaşilere göre, rakının bedene en çok zevk verişi, gırtlaktan mideye inişi sırasındadır. Bu yol helezoni olarak uzamalıdır ki, demcinin zevki artsın.

Herkes bilir: Develerin boynu çok uzundur. Bu nedenle yolda yürüyen Bektaşi, bir deve görünce kıskanmış ve Vay anam! Ne güzel içer bu yahu! demiştir."

Aydın Boysan Şerefe

yumruk mezesi Eski İstanbul sokaklarında gezinen ayaklı meyhanelerden bir küçük kadeh rakı alan işret erbabı, ayaküstü bir-iki yudumda işini görür, sonra elinin tersiyle ağzını silerdi. Bu hareket argoya yumruk mezesi adıyla yerleşti.

yuvarlamak İçki içmek, özellikle bir tek rakıyı bir yudumda içmek.

Uğur Mumcu

Uğur Mumcu, ailesi Ankaralı olmasına karşın, 22 Ağustos 1942de, babasının görevi nedeniyle bulundukları Kırşehir'de doğdu. Babası Ankara'ya atanınca, Ulus'ta Devrim ilkokulunda başladığı ilköğrenimini Bahçelievler'deki Ulubatlı Hasan ilkokulunda tamamladı, Cumhuriyet Ortaokulu ve Deneme Lisesini bitirdikten sonra (1961), Ankara Hukuk Fakültesine girdi.

Uğur Mumcu, öğrencilik yıllarında "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağı"™ kavramış, etkin, coşkulu, çok okuyan, araştıran ve sorgulayan bir gençti. Onun öncülüğünde yapılan toplantılara zamanın politikacıları, bilim ve sanat insanları çağrılıyor, "münazara'lardaki başarılarıyla dikkati çekiyordu. Daha 20 yaşındayken "Türk Sosyalizmi" başlıklı yazısıyla Yunus Nadi Makale Yarışmasını kazandı. Hukuk Fakültesini bitirince (1965), bir süre avukatlık yaptı. Sonra dil öğrenmek için ingiltere'ye gitti, dönüşünde Hukuk Fakültesinin idare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı oldu.

12 Martın aydınlara yönelik baskıcı tutumundan o da payına düşeni aldı; askerliğini yapmak için hazırlanırken tutuklandı, sonrasında "Sakıncalı Piyade" sayıldı. Askerlik dönüşü gazetecilikte karar kıldı, üniversiteden ayrıldı. Yön, Kim, Devrim, Türk Solu, Ortam, Akşam, Milliyet ve Yeni Oıtam'dan sonra uzun süre Cumhuriyet'te yazdı. Ölümünden önce 25; ölümünden sonra yazılarının toplandığı 4O'ı aşkın kitabı yayımlandı.

Atatürkçü, laik, cumhuriyetçi, demokrat bir Türkiye'nin yılmaz savunucusu; devrimci, hep emekten yana olan, hep araştıran ve sorgulayan gazeteci Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 günü otomobiline konan bir bomba ile inandığı değerler uğruna öldürüldü.